Ortaklık anlaşmazlıkları şirketlerin en sık karşılaştığı hukuki sorunların başında gelir. Anlaşmazlık çoğu zaman şirketin yönetimini felç eder ve değer kaybına yol açar. Bu noktada hukuki çözüm yöntemlerini bilmek, tıkanan yönetimi hızla aşmanın anahtarıdır.
Arabuluculuk
Ticari davalarda arabuluculuk dava şartı olarak zorunludur. Ortaklık anlaşmazlıklarında da dava açmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir. Arabuluculuk sürecinde taraflar kendi çözümünü üretebilir ve anlaşma halinde mahkeme ilamı gibi icra edilebilir bir belge elde eder.
Tahkim
Esas sözleşmede veya ortaklık sözleşmesinde tahkim şartı varsa uyuşmazlık mahkeme yerine tahkim yoluyla çözülür. Tahkim, uzman hakemler ve gizlilik avantajı sunar. Özellikle ticari sır içeren anlaşmazlıklarda hızlı bir alternatiftir.
Azınlık haklarının kullanımı
Azınlıkta kalan ortaklar, TTK’nın tanıdığı bazı hakları kullanarak şirket yönetiminde söz sahibi olabilir: Bilgi alma ve inceleme hakkı, özel denetçi atanması talebi, genel kurulun toplantıya çağrılması ve azlığın genel kurula öneri sunma hakkı.
Çıkarma davası
Haklı sebeplerin varlığı halinde azınlık ortak, mahkemeden diğer ortağın şirketten çıkarılmasını talep edebilir. Çıkarma davası, şirketin sürekliliğini korumak için son çare olarak başvurulan bir yöntemdir. Mahkeme, şirketin menfaati ile ortağın hakları arasında denge kurar.
Fesih davası
Haklı sebeplerin varlığı ve diğer çözüm yollarının tüketilmesi halinde azınlık ortak, şirketin feshini talep edebilir. Ancak mahkemeler, fesih yerine çıkarma veya diğer alternatif çözümleri tercih etme eğilimindedir.
Önleyici tedbirler
Ortaklık sözleşmesinin kuruluş aşamasında hazırlanması, uyuşmazlık çözüm mekanizmasının önceden belirlenmesi ve düzenli ortaklar toplantısı yapılması anlaşmazlıkları minimize eden en etkili önlemlerdir.
Anlaşmazlık durumunda hukuki sürece başlamadan önce bir avukata danışmak hak kaybını önler. Arabuluculuk ve diğer alternatif çözüm yolları, mahkeme sürecine kıyasla daha hızlı ve uygun maliyetlidir.